woensdag 21 maart 2007

Komik seyler, hikayeler aslinda yasandigi an guzeldir. Sonradan anlatmasi ya guctur ya da o anki kadar komik degildir. Gecen Pazar gunu iste size bahsettigim Canakkale zaferi kutlamasina gittigimde omur boyu anlatilmaya laik bir fikraya sahit oldum.
Bu muhabbet yan masamizda oturan 40 yaslarinda bir laz teyzeyle 50-60 yaslari arasindaki bir baska memleketini-bilemedigim biraz hasta teyze arasinda geciyor. Bu iki teyzeler aslinda her aksam disarda bir saatlik yuruyus yaparlarmis ve o gun kutlamada olduklari icin yuruyusu iptal etmisler.

-Laz teyze: Gel bu aksam eve yuruyerek gidelum
-Diger teyze: ya tabii tabii olur
-Lt: ee ne varmus ya, burdan istasyon bes dakka, ondan sonrasida dumduz gittimi hemencik gecer. (onlarin oturdugu yere gitmek arabayla on dakikalik yol)
-Dt: ee ondan sonrada aksam beni yataklardan kim kaldircak?
-Lt: ne kalkmasi? Zaten sabah varacaguz eve da!

Dipnot: laz teyzenin i harflerini gercekten i harfi olarak okuyun.

zondag 18 maart 2007

Çanakkale içinde aynali çarsi...

Bugun 18 mart malumunuz Canakkale zaferinin yildonumu. Bu nedenle oturdugumuz sehirde bu konuyla ilgili kutlama/anma gunu duzenlendi. 2-3 sosyal arkadas (2-3 cunku 3. sahis iceri girdikten 10 dk. sonra geri gitmek zorunda kaldi) koyulduk yola vardik Sade business center'a.
Iceri girdigimde manzara icler acisiydi. Salonun yarisi dolmus ya da dolmamisti. Gecen sene salon tiklim tiklim olmasada doluydu. Bir yandan da iyi oldu az ama öz insan vardi.

Kucuklugumde annem beni bircok camiiye goturdu, biraz dualari sureleri ve cuzu ogreneyim diye. Degisik insanlarin arasina girdim. Suleymancisi olsun nurcusu olsun. Birde dilaracilar cikmis yeni duydum. Hepsi kendilerine bir ilah secmis, tovbe hasaa bu sahsi peygamber yerine koymus, otur otur, kalk kalk. Ama
Diyanet isleri gibi en guzelini gormedim. Bu diger musluman gruplarinda bir dugune gidersin, bakarsin salonun ortasina pano/ perde gibi bisey koymuslar kadin erkek yamyam birbirlerini yemesinler diye. Ya da bakmissin sadece kadinlari aliyorlar dugune, vur patlasin cal oynasin dugun ama orkestrayi bi panonun arkasina gizlemisler. Orkestra kadin yiyecek diye.

Bugunku organizeye de ev sahipligi yapan Hollanda Diyanet Vakfiydi. Herkes ailesiyle gayet mutlu mesut sekilde oturuyordu ve hic kimse birbirini yemiyodu. Sayin
Bulent Turker bu geceyi sunan ve hazirlayanlardandi. Kendisi bir Canakkale asigi. Bol bol agladik, gulduk, eglendik. Sehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha andik. Allah onlari nur icinde yatirsin. 92 yil evvel bugun olmasaydi bu yaziyi okuyamazdiniz. Kimbilir o zaman kimlerin somurgesi altinda yasardik. Ve hangi ulkenin dilinde konusuyo olurduk.

“Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.”

Turkiye, TURKIYE oldugu icin guzel. Kizariz bazen duzenine, politikasina, kanunlarina. Degeri bilinmedi belki zamaninda, ekmek parasidir deyip gelmis dedelerimiz buraya. Ha bugun, ha yarin geri donecegiz derken bakmislarki, coluk cocuk, torun torbaya karismis. Ben Hollanda’da 3. nesil Turklerdenim. Turk asilli Hollandaliyim. Ve Turkiye hakkinda bilgim ve turkcem bence gayet duzgun. Diger ulkelerden gelme bircok 2. nesil insan taniyorum ve hicbiri anne ve babalarinin nasil bir ulkeden geldigini bilmezler. Hatta dillerini bile konusamazlar.

donderdag 15 maart 2007

Cennet

Az once Metropolfm de Ferhat Gocer- Cennet caliyordu. Sarkinin sozlerini tam takip edemedim ama sesi muzigi ne guzeldi. Allah Google dan razi olsun. Tik diye bulduk sarki sozlerini ve download linkini kikikiki.

Ferhat Gocer- Cennet

Banane gelecekse dünyanın sonu
Bitecekse bitsin artık hayat yolu
Korkum yok içim rahat huzurla dolu
Aşkı yaşadım senle bir ömür boyu

Yüzümdeki çizgilerin bile adı sen
Aldığım her nefesin sebebi sen..

Dünyaya birdaha gelsem sevgilim,
arar bulurum yine seni severim..
Cenneti değişmem saçının teline,
ömrümün yettiği kadar seni severim..

http://download.yousendit.com/3816F79911B6C247

zondag 11 maart 2007

yok kardesim....:))

Bu sevdigim arkadaslarimdan birinin en slk kullandigi kelime. Birde ardindan gulmesi yokmu:) canim benim ya. Dun aksam butun kizlar toplandik (toplandik toplandik, Sorduk neden yıprandık yıprandık yıprandık ) Amsterdamda Elit Restoranta yemege gittik. Üst katta sark kosesi diye adlandirdiklari bi yere oturduk, bana pek sark koselerini animsatmadi ama olsun. Muhabbet koyu olduktan sonra mekanin ne onemi var. Efenim ayiptir soylemesi yedik ictik eglendik. Adana kebabi, baklava uzerine bol tartistik. Ee grupta biri adanali biri de antepli olunca…
Ordan ciktik sonra dogru Leidseplein’a. Aramizda en saf arkadasi BOB yaptik. Butun aksam kendilerini portakal suyuyla besledik. Bizde bir iki kadeh saraptan sonra ayrildik ordan.

Bu sabahta dun aksam yediklerimi cikardim, sonra tekrar vurdum kafayi yattim. Uyanali bir saat oldu olmadi. Kafam davul gibi ve sanki disardan bi yerden zurna sesleri geliyor. Kocaman kupa kahve yapip butun aksam izlemeyi dusunuyorum. Siz napcaksiniz?

“Yok kardesim, ben birdaha bob mob olmam….:)”

maandag 5 maart 2007

Efendiiim cumleten hayirli aksamlar. Biliyorum cok ozlediniz beni. (ehum ehum) Ozellikle Deniz hanim :)) 3 Haftadir internetim yoktu. Once ev telefonumuz bozuktu 2 gun, onun ardindan da internetim ucmustu, 3 haftadan beri her gun ‘een ogenblik geduld, al onze medewerkers zijn in gesprek’ cumlesini dinledim. Versatelin callcenterinda calisan butun iscileriyle hasir nesir olduk.

Artik biz bir aileydik kimi zaman kavga ettik telefonu yuzlerine kapadim kimi zaman beraber gulduk. Bu arada ismini telefonda Floortje olarak degisen Ispartali Hatice’ye saygilarimi sunuyorum. Sohbetin guzeldi. Bir daha gorusurmuyuz bilmiyorum.

Internetim tekrar bozulmazsa en yakin zamanda tekrar gorusmek uzere ;)

dinsdag 6 februari 2007

Rituals

Pazartesi: Is, spor, okul
Sali: Is, Binbir gece
Carsamba: Is, spor, Avrupa yakasi
Persembe: Temizlik, alisveris, Kuran dersi
Cuma: 1/2 Is, spor, aksam gezmesi (café/ eglence/ akraba ziyareti)
Cumartesi: 1/2 Is, ödev, aksam gezmesi.
Pazar: Cocuklara ozel ders, pijamayla evde oturmak/akraba ziyareti

Yeni isten geldim, Binbir gece baslayana kadar dus alcam, Albert Heijn'a gidip kapanis saatine yakin oldugu icin ucuzlattiklari smoothielerden ve kendi markalari olan cikolata parcacikli cikolatali kek alcam. Bi kac gram eksigim varmisda bu aksam onu tamamlicam kikikiki

maandag 5 februari 2007

Tutuyorum ama acmiyorum, yaziyorum ama yayinlamiyorum.

Igrenc Mehmet Ali Erbil programlarini ne kadar 'ay yok bakmiyorum' desekte hepimiz mutlaka bakariz. Magazin programlari gibi dusunun, Hülya Avsar'in kizinin adini hepimiz biliyoruz, Gulben Ergenin dogurdugunuda, Alihanin Ajdari dovdugunude (kim onlar ya?).
Laf ebeligi yapmadan konuya gireyim. Malinin programinda adamin biri 'tutuyorum ama acmiyorum' diyodu Zeki Muren edasiyla. Bende her seferinde bloga biseyler yaziyorum ama yayinlamiyordum. Blog actim acmasinada yazmak da maharetmis yaw. Ne bileydim ben. Deniz hanim yaz demese yazmiyacaktim sanki.

Ben interneti 1999 yilinda tanidim. Okulumuzun kulturel haftasi vardi. Bu yuzden Ispanyadan ogrenciler gelmisti. Geldiler ve gittiler. Bunlar gittikten sonra karsilikli iliskiyi kesmemek icin maillesmemiz gerekiyordu. Ogretmen nasil mail yollanir anlatiyordu, biz ne bilelim once mail yollamak icin mail adresimizin olmasi gerektigini. Outlook'a basardik adres bolumune www adresi yazardik. Sonra mail gitmiyo diye Ispanyanin gelmisine gelecegine kufur ederdik.

Simdi Ispanyanin gelmisinide gecmisinide internetten takip ediyorum.

saglicakla kalin...